Gençlik ateşi
Gençlik futboldaki yerini, pahalı yabancılara bırakmış.
Mesleğinin hakkını verenlere sözümüz yok ama birçoklarının durumu ortada.
O yüzden günahlar başı çekiyor.
Değerli olan ne varsa hepsini birer birer kaybederken, gençlik ateşinin arada bir yandığını gördüğümüz zaman, bazı tarihleri kalın harflerle yazıyoruz.
***
Gençlik ateşini üfleyelim ki yansın.
O yüzden Bursaspor'un 16 yaşındaki futbolcusu Enes Ünal'ın, Galatasaray'a gol atmasını haftanın olayı yapalım.
Fenerbahçe kalecisi Mert Günok'u geleceğin en parlak ışığı olarak işaret edelim.
***
Enes Ünal… Bu genci ne Avrupa takımları istedi de, babası vermedi.
Bursaspor'un eski futbolcusu Mesut Ünal'ın oğlu. "Kulübüme para kazandırmadan gitmesine izin vermem" diyen bir babanın vefa duygusuna paha biçilmez alkışlar gönderelim. Çünkü böyle babalardan fazla kalmadı.
***
Mert Günok… Futbolumuzun içinden geçen eski zaman şarkıları gibi bir genç.
Kaledeki en özel isim.
Mert'in de sportmenlikten nasibini almış bir babası var.
Mahir Günok.
Dönemin iyi kalecilerinden.
Oğluna verdiği nasihat, "Rakip kim olursa olsun, hiç kimseyi rencide etmeden, görevini yap.
İşine dört elle sarıl."
Kaledeki pırıl pırıl gencin, dürüst, ahlaklı ve çok yetenekli haliyle, daha neyi kanıtlaması gerektiğini soralım düzene.
***
Salih Uçan'ın bir hatasına bile tahammül gösteremeyen düzene bakalım.
Buna karşılık pahalı bir eşya gibi duran yabancı futbolculara.
Krasic'e bakalım.
İki yıldır tribünde oturmanın keyfini çıkaran adama.
Bu haliyle 2.3 milyon euro almaktan gocunmaz.
Öte yandan Drogba'ya bakalım.
Kendisini oyundan çıkaranlara "harp ilan eden adama!"
Bir dakika bile "hiçliğe" tahammülü olmayan savaşçıya.
***
Hakemlere bakalım. Gerçek hakemlik düdüğe adar kendini.
O düdük de adaleti selamlar.
Fenerbahçe-Eskişehir maçında verilen penaltının, hangi kurala uygun olduğunu İlker Meral açıklasın.
Hakemliğin utanç dolu halleri ilk değil, son olmayacak.
Onları takım ayırımında göreceğiz, merak etmeyin.
Hüseyin Sabancı.
Bu hakemin adalete yabancı olmadığını görmek için, geçmişteki maçlarına bakalım.
Geçen sezon Fenerbahçe-Kasımpaşa maçına mesela!
Cumartesi gecesi Antep-Antalya maçında Antalya lehine penaltı verdi. Antepli Serdar'a da kırmızı kart gösterdi.
6 hakemli sistemden çıkan karar; penaltı iptali. Ama kırmızı kartın iptali söz konusu değil.
Böyle garip kararlar, bazı hakemlerin yolunu aydınlattıkça, komedi de sürecektir. Ben bu sezon ne futboldan umutluyum., ne insanlıktan.
Siyaset tümüyle futbola egemen olurken, insanları baştan çıkarmanın her halini de görüyoruz.
Futbolun sahibi para.
Paranın sahibi kir.
Böyle bir ülkede, sahalarda, ekranlarda ve yüreklerde nefret birikir elbette. İnsanlık değil.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

