Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

30 Ekim 2026

Çelik kapı!

Bir insanın boynuna atılan kement bazen can simidi olur. Yanlışlardan vazgeçmek için her insanın önüne fırsatlar çıkar da önemli olan bunları değerlendirmektir. Ama önce yapılan yanlışların farkına varmak gerek. Yani aynaya bakmak! Her sezon kendi içinde kriz yaratmayı gelenek haline getiren Fenerbahçe'de yeni bir dönem başlıyor da bu dönemin önü açık mı? Yeni teknik direktör Kuyt, kötü sonuçlardan yüzde 25'lik de olsa hissesini alsın, sorunlu futbolcularla İsmail Kartal arasındaki kopukluğa köprü olmamak da ödül olarak ona kalsın!

***

Galatasaray maçı sonrası konuştuğum Fenerbahçeli taraftarlar hep aynı soruyu sordu. "Kaç yıllık yanlışların yeni versiyonu bu sezon da vizyonda mı olacak?" Birçoğu cevabı kendileri verdi. "Şekil onu gösteriyor!" Yenilmekten korkanlar ayakta kalamazlar! Galatasaray yenilgisinin iki sorumlusu vardı. Saha kenarında ve saha içinde ayakta uyuyanlar! Saha kenarının sorumlusu İsmail Kartal koltuğunu kaybetti, peki ya saha içinde uyuyanlar?

***

Bu takımın Skriniar gibi çirkinlik abidesi ve basiretsiz bir kaptanı varken, konuşacak çok şey var aslında. Çünkü Fenerbahçe'de mazeret çuvalla! Günahları birilerine yüklemenin önü de hiç kesilmedi. Bir zamanlar dışarda faaliyet gösteren "yapı" son yıllarda Fenerbahçe'nin içine çöreklendi. Yıllardır bütün mesele ya hakemler ya rakipler. Saha içinde hayalet gibi gezen futbolcular bir kez olsun sorumlu tutulmadı, sorgulanmadı. O yüzden takım da iyi yönetilmedi kulüp de. Koca Fenerbahçe'de, milyonlarca dolar ödenen beylere "bizden istediğiniz her şeyi verdik, sizler istediğimiz tek şeyi neden vermediniz?" diye soracak yürekli bir adam yok muydu? Ne acıdır ki yoktu!

***

Bizim hiçbir şeyimiz kalmadı zaten. Zarafet, asalet, merhamet sadece sözcüklerden ibaret. İnsan kalitesine zerre kadar yatırım yapılmayan bir ülkede doğaldır ki futbol kültürü yok, futbolcu kalitesi yerlerde. Beden dilinin nefret borsasına uygun hale getirildiği düzende, ilkel benlikleriyle "bu küfür tam benlik" diyenlerin dudaklarını okuyoruz. Çünkü ayıp diye bir gerçeğimiz yok artık!

***

Bizler yabancısı değiliz eski güzelliklerin. Geçmiş yıllara bakınca görüyoruz ki mazinin büyülü bir sıcaklığı varmış. Şimdiki zamanda eleştiriler sadece düşünce israfı. Oysa denize atılan şişenin içindeki mesajlar bile adresini bulurdu. Eskiden çok eskiden!

***

Memleket isterim, futbolcu beyler düşenin üzerine basacağına elini uzatıp yerden kaldırsın. Kazananı tebrik etsin. Hala gözleri doymayan hakemler acıkınca hak yemesin. Her türlü kabalığı ve züppeliği matah bir şey zanneden yöneticiler eleştirilince, "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" demesin. Futbola sevdalı çocuklar babalarına seslensin; "baba bize eski zamanlardaki asaleti öğret!" Memleket isterim insanları merhametli aydınlık bir memleket!

***

Suç işledikçe güçlenen adamların sosyal medyada süslendiği, maç bitiminde birbirine saldıran bitirimlerin övgüyle beslendiği memlekette ben daha çok beklerim! Çünkü başı sıkışınca sözde adalet isteyenlerin kısır döngüsü, ganimet avcılığının en büyük övgüsüdür futbol. Eskiden alın terinin ve emeğin el örgüsü bilinirdi de şimdilerde zarafete ve insanlığa kapanmış çelik kapıların sürgüsüdür futbol.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor