Yüzleşme!
Dün gece Londra'da yapmayı istedikleriyle, yapmak zorunda oldukları arasında sıkışmış bir Fenerbahçe izledik.
Futbol olarak ortaya konan farklı bir şey yok.
Yenilen iki basit gol, bu sezon bir Fenerbahçe klasiği zaten.
Bir takım, sadece kalecilerin oynadığı maçta zorla galip gelebiliyor, ya farktan kurtuluyorsa o takımın sorunları büyük demektir.
Kendi gerçekleriyle yüzleşmeyenler, böyle yenilgilerle sözleşir.
***
Fenerbahçe ilk maçta olduğu gibi yine rakibe itaat eden bir havada oynadı.
Arsenal idman havasında.
Bunda ilk maçta atılan 3 golün etkisi kadar, Fenerbahçe'nin rakibine yılgınlık vermeyen ve üretmeyen anlayışının etkisi vardı.
***
Fenerbahçe'nin şifresi orta alanda çözülüyor zaten.
Ne bir direniş, ne bir üretim.
Maç boyu, orta alanı kolayca geçen bir Arsenal vardı.
Rakibe bu denli özgürlük imkanı tanımak, Fenerbahçe'nin sezon başından beri "yasası" haline geldi zaten.
Üstelik top rakipteyken baskı yapmak da, onlara aykırı geliyor galiba.
Rakip pas hatası yapmadan topun kazanıldığı anları mumla aradık.
Buna karşılık hiçbir bireysel beceri göremedik.
***
Takıma ağırlık yapanlar var.
Meireles'in sadece girdiği bir pozisyonda varlığını hissettim.
Baroni hatalı pas uzmanıydı.
Selçuk Şahin'in bu takımda hala oynuyor olması, herhalde bütün teknik adamların "böyle bir cevherin" farkına varması konusundaki ortak görüşün eseri.
Savunma dağınık.
Musa Sow bu sezona ölü başladı.
Emenike herhalde küçük maçları bekliyor.
***
Arsenal gerektiği kadar attı.
İhtiyacı olsa, fazlasını da atardı.
Fenerbahçe'nin Arsenal'ın hızına erişmesi için, uzun zamana ihtiyacı var.
Her şeyden önemlisi doğru düşünen bir teknik adama ihtiyacı var.
***
Futbolun en basit kurallarını bile uygulamaktan yoksun bir takımın, iki maçtaki tablosu ortada.
Yenilen 5 gol, karşılığında tek pozisyon.
Yanlışların üzerine yapılan yapılar çökmeye mahkumdur.
***
Maçtan önce "sürpriz yapmaktan" bahsedecek kadar büyük düşünen Ersun Yanal'ın, iki maçta tek gol atamadan kapattığı bir serüvenin ardından "küçük tesellilere" sığınmamasını diliyoruz.
Futbolun kimyasında gevezelik değil, mücadele ruhu yatar.
Fenerbahçe gibi takımlar büyük düşünmek zorunda.
O yüzden yenene kadar yenilmek zorunda değil.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

